28 Ocak 2009 Çarşamba

Ufacık Tefecik İçi Dolu Fıçıcık Arabam :)

Arabanın burda insanlar için nekadar büyük bir kolaylık olduğunu sık sık vurguluyorum hepinizin bildiği üzere. Şimdi de acaba eskiden daha mı kolaydı diyorum. Los Angeles'taki araba bulma çalışmalarımızda benim açımdan hüsranla sonuçlandıktan sonra karalar bağlamış bir şekilde Irivine'a geri döndüm. Yardım sever insan Santi, sağolsun,üzülme pazar günü sabahtan çıkar tekrar bakarız Irvine'daki arabalara dedi.

Pazar günü düştük yine yollara.. Buraya gelmeden önceden beri hep bir Jeep arzum vardı, en azından o tarz bişey olsun istiyordum. Benim evin yakınında Irvine Valley College diye bir okul var,her cumartesi pazar sabah 9dan öglen 3 e kadar çevrede arabası satmak isteyenler oraya getiriyorlar arabalarını. Ilk bu araba fuarına geldik, teker teker gezdik arabaları, gözümüze bir tane 2oo1 model Ford Focus takıldı.Fiyatı cok uygundu, 2500$. Bazen deriz ya diğer seçenekleri değerlendirmeden ilk bulduğuna takılma diye, ne yazıkki bu sefer bu deyişe inancım azalmış bulunuyor. Bazende tam tersini yapmak lazımmış meğer, bulduysan bırakma al gitsin felsefesini uygulamak. Aklımda bir kaç araba daha vardı birde araba acıkarttırması oluyor ona gidelim dedik. Santi daha önce orayada gitmiş orda da bi Ekvatorlu adamı tanıyormuş o ilgilendi bizimle, ama ilgilenmez olsaydı keşke. Bir ara Santi telefonla konuşmaya gittiğinde adamla yalnız kalmak zorunda kaldım, oo demek Türksün diye girdi olaya, Public Motors da iş teklifinden çıktı :)) neyse attık kendimizi ordan da dışarı :)) Bir araba daha vardı görmek istediğim, Yeşil Kia Sportage. Onu görmeye gittik buseferde Santa Ana' da. Santa Ana da anadil Ispanyolca, Meksikaya gelmiş gibi hissediyor insan. Gittik arabanın yanına dışardan çok güzel görünüyordu, adamı aradık gelsin açsın deneyelim diye.İçini pek beğenmedim fiyatta da inmiyordu bide üstüne radyoyu falanda alıcam demesiyle ben pes ettim. Tekrar konuyu masaya yatırdık konuştuk, Focus u almaya karar verdim. Yola çıktık biyandan da düşünüyorum acaba 1 saatte satılmışmıdır araba diye, anladım ki şom ağızlıymışım, daha okulun bahçesine girmeden gördük araba gitmiş. O an kafamı duvarlara vurasın geldi işte. Koca okul bahçesinde hiç bir araba yerinden bile oynamamış ama Focus almış başını gitmiş, 2300$ a vermişler arabayı.

Iyice şansız olduğuma inanmaya başlamışken, Focus'un başında duran kadına sorduk başka araba varmı peki elinizde diye. Adı Liz, kendi arabalarıda var şirketinde ama biyandan da çevresinde tanıdığı insanların arabalarının satışına yardımcı oluyor. O an aklına geldi bir araba daha var dedi, 2000 model Hyundai Accent. Tamam dedik hadi göster bize kaybedicek vaktimiz yok. :) Gittik arabanın yanına, Santi eğer buysa araba hiç düşünmeden al dedi. Çünkü kriterlerimden biri renk konusuydu beyaz veya kırmızı araba istemiyordum :)) Araba kara şahin gibi çıktı karşımıza simsiyah parlıyor :)) Bindik arabaya teker teker denedik. 2-3 bişeyi var ama halledilmeyecek sorunlar değil zaten fiyatını duyunca o sorunlar sorun olmaktan çıktı benim için. Kişiden alındığı için üzerine vergilerde binmiyor böyleyece söyledikleri fiyata alabiliyorsun.

Tamam !! dedim alıyorumm :)) bu süreçte ki en kolay şey "Tamam" demek oldu.Sonunda burda ki 20. günüm de araba sahibi oldum :) Liz, arkadaşının evinden kağıtları almaya gitti bizde bekliyoruz, buarada Liz'in yanında birde kız var meksikalı tipli o da bizimle bekliyor. Bir anda kızın ağzından " Sen şimdi cidden beğendin mi bu arabayı" diye bir cümle çıktı. Kıllanırmısın kıllanmazmısın.. Santi de bende uyuz olduk,diyoruz neden öyle dedin saçma saçma gülüyor kız.Kadın gelsin sorucam tekrar bir durum mu var diye düşünürken aklıma kızın yaşını sormak geldi. Kıza baktığında 25 yaşından az demezsin, dedim kaç yaşındasın sen , "16" demez mi.. hıııı tamam ozaman yavrum sen gülmeye devam et dedim :)) Herhalde kendisi Hummer a falan biniyor, ezdi benim miniğimi :))

İşlemleri tamamladık parayı verdim anahtarı aldım bindim arabaya. Busefer bi garip geldi, ne bir sevinç ne bir hüzün. Bisüre arabaya alışamadım başkasının arabası gibi geldi garip bir ruh haline büründüm..Neyse sağsağlim eve geldim; yattım yatağa düşünüyorum yapmam gerekenleri busefer uykularım kaçtı vee pazartesi günü sıkıntı dolu bir haftaya adım attım..

Sabah uyandım hazırlandım çıktım arabaya gidiyorum, arabaya bir baktım gözlerim yerinden fırlıyordu nerdeyse kan beynime sıçradı ne yapıcagımı ne düşünecegimi bilemedim bir an. Araba rengarenk kağıtlarla sarılmış öylecene duruyor. Ilk başta uzaktayken dedim ki herhalde yalnış bisey yaptım, yalnış bir yere parkettim ondan arabayı hakladılar.Sonra arabaya yaklaştıkça olayın haklanma değil, arabanın hediye paketi yapıldığını farettim :)) işte o an yuzumde bi gülümseme oldu.. Busefer de kim yaptı bunu diyorum çünkü benim evimin yerini bilen insan sayısı belli arabayı aldığımı bilen sayısı belli, busefer de onun sıkıntısı bastı.Herhalde dedim bizim çocuklar ben cok zorladım üzüldüm sıkıldım bu araba bulma ile ilgili diye süpriz yaptılar bana, yuzumde gülümsemeyle okula gittim bizimkileri bekliyorum, geldiler sırıta sırıta gittim yanlarına, neoldu diyorlar ben hala sırıtıyorum baktım bunlarda hiç bir değişiklik yok busefer konuyu açmaya başladım, hala tepki yok eyvah dedim bunlarda değil busefer beni iyice sıkıntılar basmaya başladı. Dediler ki Pablo da yapmış olabilir, gece içmeye cıktılar ordan sonra sana süpriz olsun diye o kafayla öyle bisey yapmış olabilirler, dersten sonra Pablo'nun yanına gittim onun surat ifadesi diğerlerinden daha da bir boş.. busefer oturup ağlayasım geldi.. Diyorum kim bu sapık insan, başımda korkunç bir ağrı ile işleri yoluna koymaya çıktım.

Daha öncede söylediğim gibi burda Georgina sız yani GPS siz çok zor , en azından şuan benim için cok zor deyip spesifik konusmak isterdim ama GPS i olmayan araba yok. Pazartesi dersten sonra yapıcaklarımı bir sıraya koymaya çalıştım, sigorta, DMV ye kayıt ve egzoz testi. Santi biyandan kendi arabası ve benim araba için Andi ile beraber sigortacı arıyordu bizde Jorge ile Santa Ana'da ki DMV ye gittik, yanında Ispanyolca bilen birini bulundurmak gayet yararlı :) İşlemleri başlattılar ama egzoz testi olmadıgı icin yarım kaldı. Busefer ordan çıktı bi kuvvet Egzoz testini yaptırcagımız yere gitmek icin yola cıktık kaybola kaybola en sonunda bulduk :)) Çok şükür testi geçti, yağı falan değişti. Ama ben hala gergindim sigorta yok, mekaniğe gitmesi lazım eksiği gediği varmı diye aklımda o sorularla pazartesi gününü atlattık.
Aksam eve geldim oturuyorum, Al ve Ofelia ya başladım anlatmaya arabamın başına neler geldi biliyormusunuz diye. Al aaaa o araba senin miydi, ben sabah gördüm , ama sen görüpte eve dönmeyince herhalde dedim yan komşunun arabası. Meğersem , yan komşunun kızının benimle neredeyse aynı arabası varmış, herhalde arkadaşları ona süpriz yapmak istemişler ama olay benim başıma patladı :)) İşte o dakikadan sonra tekrardan yüzüm gülmeye başladı :)
Bu sabah evden cıktım arabaya yürüyorum yine, bir baktım kızın arabası benim arabanın önünde, sabah sabah gülme tuttu arabanın neredeyse aynı oldugunu görünce tek fark onun ki 4 kapı :))

Salı okuldan çıktık bir koşu DMV ye egzoz testinin girişi yaptırdık ve en sonunda işlemlerden ikinciside tamamlanmış oldu. Sonra Liz mesaj attı, arabayı kime götürmem gerektiğiyle ilgili. Adamın adı Carlos, e bu nedemek oluyor adam Ispanyolca biliyor, telefon hemen Jorge ye verilir ve adam arattırılır :) neyse aldık randevuyu yarın akşam arabayı bırakıcaz cuma akşamına alıcaz kısmetse.Sigortasıda ben buranın ehliyetini alınca yapılcak bu hafta içinde ozaman daha uygun fiyata oluyormuş , 25 yaşının üstünde olsam hiçbirşeye gerek kalmayacaktı ama olsun.
Dün aksam işlerden en azından bir kısmını tamamlamış olmanın huzuru ile döndüm evime. Burdan vardığımız sonuç işe, Armut piş ağzıma düş ken herşey pek güzelmiş yada ekmek elden su gölden de diyebiliriz :))

Bugün derslerden birinin son günüydü, grup prezentasyonumuz vardı.Başarılı bir şekilde bu derside tarihe gömmüş bulunuyorum, darısı diğerlerinin başına.
Geçenlerde düşünüyordum bazı türkçe kelimeleri söylemeyi, duymayı özledim diye. Insan haliyle kendini ana diliyle daha iyi ifade ediyor bazen bunun sıkıntısını cekebiliyorum,karsımdaki tarafından yanlış anlaşılmak istemiyorum.Öğleden sonra Staj dersimiz vardı.Tekli sıralarda arka arkaya oturuyorduk.Dersinin ortasında hapuşuruverdim hiç beklemediğim bir anda bir ses " Çok Yaşa" dedi bende hiç düşünmeden otomatikman "Sende gör" dedim :))) meğer önümde Cem oturuyormuş farkında değilim. Yaa Cem dedim, esas sen çok yaşa , kaç zamandır bu cümleyi duymak istiyordum :)) ufacık şeylerden mutlu olan bir insan modeline dönüşmüş bulunuyorum buralarda :))

Irvine'dan son gelişmeler bunlar..

Duydum ki Blog'un fanları git gide artıyorumuş. :)

Umarım herkes için herşey benim ki kadar iyi gidiyordur, beni seven özleyen herkesi çok çok öpüyorum. :)

S.



paket araba :) temizlemeye başladıktan sonra resmini çekmek aklıma geldi ondan anca bukadarı var :)


arabamla ilk resmim oluyor kendisi :)

21 Ocak 2009 Çarşamba

Las Vegas Baby :)

Çılgın haftasonumuzdan sonra Irvine'da ki sakin hayatımıza ayak uydurmaya çalışıyoruz.Las Vegas'ın yorgunlugu hala üzerimde. Arabayla ilk uzun yolumu yapmış bulunuyorum.

Cuma gecesi Irvine'da sınıftaki ispanyollardan birinin Newport taki evinde düzenledigi partinin yorgunlugu gecmeden cumartesi öglen kendimizi yollara attık :) Arabayla beraber GPS te kiraladık busefer,çünkü GPS siz mumkunatı yok biyerlere ulaşmanın en azından şimdilik. GPS e isim verdim "Georgina" :)) hemde bizim meksikalının da takma adının "Georgino" oldugunu bilmeden :)



Otobanda ilk komedi benzin istasyonunda oldu.içeri para ödemeye gittik , ispanyol bi cocuk vardı kasada. Baktığında gayet taşfırın bir hali vardı ama gelgörki konuşmaya başlamasıyla bizim patlamamız bir oldu,meğer gaytoymuş hehe :) saolsun bize pek güzel yol tarif etti .. 1 saat arabada onun taklidini yapıp durdular :)) güle oynaya şarkılar danslar zevkli geçti yolculuk.

Las Vegas a giripte otelleri görünce oraya akan paranın haddi hesabı olmadıgını anlıyor insan. Hollywood Planet ta kalmak istemiştik Strip in uzerinde ortada oluyor,butun otelleri yuruyerek gezdigin icin mevki önemliydi tabi ama yer yoktu. bizim otel Sahara orta kesim için uygun fazla şatafatı olmayan düzgün bir oteldi ama downtown a yakındı. oyuzden stripe kadar ya araba ya taksiyle gittik. Zaten otele sadece uyumaya gittik,hemen kendimizi sokaklara attık.

Fashion show diye bir alışveriş merkezi var ilk oraya gittik brazilyalı kızlarla,yemek yedik ordan otele döndük aksam Roberta'nın dogumgunu icin dısarı cıkılacaktı cunku. hazırlandık ilk strarosphere ın ustundeki bara gitmek istedik yuruduk oraya kadar orda ögrendikki 1de kapanıyormuş sonra taksilere bindik ,ordan itibaren ayrı olaylar dizisi başladı hehe :) brazilyalı kızlar hiphop çalan biyer istiolardı,taksiciye anlattılar adam ilk Pier diye biyer var oraya götürdü otelin önünde ögrendikki orası "House" çalıyormuş,adama tekrar dediler hiphop diye busefer bizi baska yere götürdü dier taksilerde peşimizde tabi ordan oraya sürükleniyoruz, club un kapısına bir geldik zenciden geçilmiyor bırak clube girmeyi taksiden bile inmedik hehehe :) adam "Jet" diye biyer var içinde 2 club var hem secenek olur oraya götüreyim dedi.Neyse sonunda girdik içeri. Ama olaylar bitermi tabiki bitmez, brazilyalılardan bitanesi 19 yasındaymış ,kendine sahte kimlik yapmış salak, daha kapıda sırada 2. kontrolden geciyoruz anında anladılar ellerindeki mavi ışıklardan ,kızı postaladılar dışarı. tabi onunla birlikte bizde dışarı cıktık neyapacagımıza karar vermek icin neyse bayan akıllı otele döndü bizde iceri geri döndük. şaşkın okadarda hazırlandı 2 gun icin koca valiz getirmiş 4 kıyafet getirmiş bi gece icin 2 saat surdu hazırlanması kıyafet secmesi falan, ama hepsi bir hiç için olmuş oldu.

İçeri girerken kızlar para ödemiyor,içerisi yanıyordu acayip kalabalıktı,ama sonunda herkesin istedigi olmus oldu acayip eğlenceli geçti.

Ertesi gun erkenden uyandık "Stratosphere" e gittik "Top of the world" diye geçiyor 120 katlı sanırsam asansorde saatte 20 mil hızla cıkıyor kulaklarım patlıyordu nerdeyse :) tepesinde rollercoster ıvır kıvır birsürü sey var deli olmak lazım tabi binmek icin,haliyle deliden bol nevar :))



Ordan sonrada Madame Tussauds ya gittik, fotograf cekilmekten helak olduk ,George Clooneyle de evlendikten sonra strip boyu yuruduk ben otele geri döndüm biraz uyumak icin aksam tekrar bulustuk,Ballagio otelinin önündeki su gösterisini izledik ordan yemek yemeye gittik,sonra cıktık "Piano Bar" diye biyere girdik..Cok keyifli biyerdi tabi hersey kumara yönelik işliyor istedigin şarkı icin para yatırıyorsun eger o sarkıyı begenmeyen olursa seninkini susturmak icin kendi şarkısına paraya yatırıp gönderiyor falan filan.Daha sonra kendimizi yine sokaklara vurduk stripteki otelleri gezmeye basladık Ballagio,Newyork Newyork vb...



En sonunda ne ayaklarımı hissediyordum nede başka bişey yarı komada kendimi otele attım ertesi gün arabayı yine ben kullandım dönüs yolunda, uykumu almam lazımdı..



12de cıktık Las Vegas'tan 4 saatlik yolu 10 saatte tamamladık.Yol üzerinde outletler var bitanesini daha önceden gözümüze kestirmiştik gidiş yolunda,girdik içeri 2 saat kalmayı kararlaştırdık.Normalde neolur,erkekler sıkılır kızlar işlerini bitürlü bitiremez uzarda uzar ve beklenirler..gel görki busefer tam tersi oldu,alışveriş yapmıcaz diyen adamlar sayesinde 2 saat kalıcaz die kararlaştırdıgımız yerden 4 saat sonunda cıkabildik.benim işin 1,5 saat te bitmişti bide.uyuz ispanyol yuzunden darallar bastı tabi 8de heryer kapanıyor 8.20 olmuş bu hala bi magazada pantalon deniyor düsüncesiz dangalak.neyse o ispanyol konusuna girmek istemiyorum şişiyorum hemen :))



İştee Vegas gezimiz özetle böyle geçti :))
Hala dinlenme modundayım yarına kendime gelirim herhalde diye ummaktayım :)
Irvine'dan haberler şimdilik bukadar çok öpüldünüz.
S.

@ hotel

Gece Stratosphere



deli işi


@Stratosphere

Mutlu Son :P
Bellagio- su gösteri
Paris
New York New York

14 Ocak 2009 Çarşamba

Wellcome to California :)

Doruk ve Zeynep'in gelişi sayesinde cevreyi görme sansım oldu gecen haftasonu.baya başarılı buldum =)

Ilk başta hedefimiz bana telefon hattı almaktı,South Cost Plaza diye meşhur bir alışveriş merkezi var oraya gittik,gel görki alışveriş merkezinin içinde de alışveriş merkezleri var gayet başarılı ve aklına gelebilcek her marka mevcut. T-mobile yokmuş meger orda bizde ögle yemegi yiyelim dedik Boudin diye biyerde San Fransisco ekmeğinin içinde balıklı patatesli fln öyle karışık bi çorba koyuyorlar.buraya gelmeden önce görmüştüm merak ediyordum,cok begendim.



Clam Chowder @ Boudin

Orda biraz turladıktan sonra Ikea ya gittik,buyuk yastık istiyordum bide odamda ayna yoktu onları aldık :) Ikea kasaları ordan değişik,kendi işini kendin gör durumu var birsürü yerde.



Ordan çıktık NewPort Beach e gittik,kendimi dizide gibi hissettim valla :)) guneşin batışında ordaydık.Newport Piere var, uzun bir iskelesi var iskelenin sonunda bir kafe var.çok hoş manza,dolunay vardı mehtap biyanda ılık hava biyanda,cok keyif aldım.pek yadırgamıyorum burayı evdeymiş gibi hissediyorum bazen.yıllardır yırtınırken haklı oldugumu görüyorum biyandan demekki bi parçam buralardaymış :P



@ Newport


@ Newport Piere



Son durak olarak Irvine Specturum a gittik,orasıda bizim Forum u andırıyorum ustu acık.tabi çeşit olarak kıyaslanamaz ama olsun genel fikri verir :)) aksam yemegimizide orda yedik "Crepe Maker" diye biyerdi,kreplerin yapımını ekrandan izleyebiliyorsun :) Ordada gezindik 9dan itibaren 11 e kadar teker teker heryer kapanıyor en gec 11 sanırım. zaten holywood hariç burdaki tum barlar 2 de kapanıyor,oyuzden devamlı ev partisi modundalar kimseye yetmiyor :))



@ Irvine Specturum



Gelelim bu haftaya, artık yollara kurallara alıştım sayılır bundan bahsetmişmiydim hatırlayamadım ama şöyleki döndüğümde yollarda ezilip kalabilirim insan otomatikman alışıyo,elinde değil :) atıyorsun kendini yola cunku biliyorsun adam beklicek seni,hatta elinden gelse arabadan inip elinden tutup o gecircek seni karsıdan karsıya :))



Son yıllarda hep yalnız yaşamak istiyorum diye yırtınıyordum,evet artık yalnız yaşıyorum ama sırf yalnız değil ayrıcada yapayalnız yaşıyorum okul haricinde bu cevrede kimsem yok sokaklarda bi basına gezinen bir varlıgım hehehe :)) bunuda gecenlerde Ralph's tan dönerken düsündüm halime bak diye :) gecen sabah uykum bitti 8bucukta kalktım yemek yaptım aksam icin,ustune bide aksam eve dönmedim cok hos oldu :) tavukları hasladım,pilav yaptım :P


genel olarak herseyden memnunum aslında cevrem hergecen gün genişliyor yeni arkadaslar yeni ulkeler yeni muhabbetler simdilik hersey yolunda,ve bugunden itibaren gercek derslerde basladı,hernekadar ilki biraz sıkıcı gecmiş olsada problem yok :)



Kampuste bazen bir sınıftan diğer sınıfa gitmemiz 15 hatta 20 dk surebiliyor ,malum biraz kücük bir kampus :) Sınıf dilimiz ispanyolca ,yakında ispanyolca bile konusmaya baslayabilirm:) Bu asyalı vatandaşların isimlerini anlamak ve telaffuz etmek neredeyse imkansız hepsinin Amerikan isimleri var, Emma,Alex,Lisa,Amanda vb. hoşlarına giden bi ismi secip kullanıyorlar. Benim evdeki Ofelia da okula giderken hep dalga geciyormus madem onların var benimde olsun die,o da kendine Charlotte (şarlot) koymuş, Al' de bana seninde olsun Scarlet Johanson a benziyorsun,seninde adın Scarlet olsun dedi :) bazen evde sesleniyorlar bana Scarlet diye :P gülmekten cevap veremiyorum daha alışamadım :))
Sınıftaki Meksikoluda "Selindiro" diyor cok Latin var diye benim ismimide cevirdiler :))


sınıflardan birinde

Santi(ekvator) & Sana(japonya)


Dunde Pollo Loco (Crazy Chicken) diye gereksiz meksikan rest. a gittik ellerle yumuluyorsun tavuklara :) cıkıtıgımızda hepimiz tavuk tavuk kokuyorduk :P ordan sonrada arkadaşların dairesine gidip orda oturduk,klasik geyikler senin ulkende benim ulkemde fln fian :)sonra saolsun tarihteki ilk Ekvatorlu arkadasım Santi beni eve bıraktı :) hatta bugunde öğlen ders bittikten sonra beni bankaya götürdüler ordan sonrada Kobe Bryant bile geldigi In&out die bi hamburgerci var oraya gittik sonra yine eve bıraktılar otobus sefilliginden kurtuldum :))
hazır yarına ödevim yokken bol bol yazayım dedim :))
herkesi cok cok opuyorum
ay bide bugun duydumki benim minigim ömer tam gaz emekliyormuş heryere tutunup ayaga kalkıyormuş :) ama ben neyazıkki bunları göremiyorum :( ben dönene kadar yürür kesin :)
buarada Merve, burdaki tuvaletler tam senlik ,seni anmadan edemiyorum :P bide bize gelişmemiş diyorlar.. :)))
Kendinize iyi bakın
Irvine Girl :)
S.

9 Ocak 2009 Cuma

Irvine'da bir sefil Türk kızı :P

Vee sonunda haftasonu başlar :))

Dun okuldaki ilk dersimi aldıktan sonra çekik gözlü sevgili arkadaşlarımla yemeğe gittik.Gayet hoş bir rest. dı,gel gör ki sipariş veriyoruz küçük diye gelen boyutları görmeniz lazım.Amerikan küçüğü veya medium u bizdeki XXL mubarek :)))

Yemekten sonra beni eve bıraktılar,çıktım yukarı soyundum dökündüm tam dişlerimi fırçalıycam banyodayım yer gök sallanmaya başladı ben sandımki Al aşağıdan kapıyı kapattıda sallanıyoruz ,meğer bildigin depremmiş.En son böyle sert Kemal Los Angeles tayken olmuş,dedim herhalde bizi bekliyor bu depremler. 5.0 miş şiddeti ama allahtan kısa sürdü bide apartmanda yasamıyor olmak insanı nedense daha huzurlu kılıyor.Izmir de deprem bitiyor bizim apartman sallanmaya devam ediyor :P dün gece uykumdan bi kac kere deprem oluyo sanarak uyanmam dışında hersey normaldi.

Geleliiim haftanın son gunune,bugun son derece yogun ve yorucu bir gündü. Inanmazsınız güne sabah 6 da başlıyorum,izmir de okula giderken bile bukadar erken uyanmıyordum. 7:15 te otobüse biniyorum 40-45 dk civarında sürüyor kılpayı okula yetişiyorum bir önceki otobus veya bir sonraki otobus şansım yok.Burasıyla ilgili şikayet edebileceğim tek konu bu zaten şu ana kadar.

Bugun güne son derece iyi başladım sanırım artık jetlag kabusu uzerimden kalktı yemek yiyebiliyorum daha huzurlu uyuyorum sabah 6 da kalkmama rağmen hala oturuyorum.

Sabah ki ders "team dynamic" diye birsey,dersi veren adam super.Kendisi biraz dolu bi vatandaş ama bizim oralarda görsek kendisini basımızı ceviripte bakmayız.Amca,topu topu Ritz Carlton,Four Seasons,Universal Studios,Disneyworld gibi basit kuruluşlar için çalışıyor,problem yok yani :)))

Cok komik bir aktivite yaptırdı.Bir kağıda 3 cümle yazıyorsun kendinle ilgili 2si doğru bilgi biri yalan olucak.Sınıfa,topluluga karsı konusmaya cok önem veriyorlar,beni cagırdı sınıfın önüne cıktım okuyorum elimdekileri ciddi bir ifadeyle okumanı istiyor cunku sınıf karar veriyor hangisinin yalan olduguna.daha sonra kurdugun tum cümleler hakkında konusuyorsun.cumlelerden bitanesi Lionslarla ilgiliydi,coğu insan bilmiyordur programı anlat sınıfa karsı dedi anlattım falan. Sonra , selin in ingilizcesi cok iyi ,cok sert aksanı olanlar kendilerini geliştirmek icin onun gibilerle konusmalılar dedi.Insanın hoşuna gidiyor yaw gidip Izmir Ekonomideki hocanın bunu demesiyle aynı sey deil. Son bi kaç gündür dilim gerilemiş gibi hissettigimden okadar cok kitlendimki ingilizce konusucam diye cok komik bisey oldu Turkce bi cümle kur duymak istiyorum dedi mesela yazdıgın cumleyi turkceye cevir dedi,çok basarılı bi sekilde cümle kuramadım hahahah :)) dolandım kaldım tum sınıf koptuk :)))

Sınıfta evli cocuklu insanlar var amac ne daha çözmüş deilim mesela bitanesi 2yi 20 gece gidiyor cunku cocuklarını okuldan alması gerekiyor.bitanesi kocası burda yalnız kalmasın diye gelmiş .bu bahsettigim ırk Asya buarada :) aaa bide bir Turk daha var adı Cem 2gundur muhattap olmamıştm kendisiyle kendimi uzak tutaym diye turkceden, sen git cocuk izmirli cık izmiri bırak haziranda ekonomiden mezun olmuş çık :))) Yalnız cocukla ilgili anlayamadıgım sey biraz safoş olmasıyla beraber niye benle ingilizce konuşuyor daha dogrusu konusmaya calısıyor bunu daha çözmüş değilim hehehe :))) belki adam konusun dedi diye konusuyordur bilemiyorum :P

Veee bugun artık burdaki oluşuma alışmaya başladım ,sokakları falan çözüyorum yavaş yavaş.Sonuc olarak bugunkü Ralph's e ulaşma deneyimim başarıyla sonuçlandı :))) gitmişken biraz fazla almışım sanırım 1.4 mil yurudum toplamda, irvine daki sefil turk kızı olmam burdan geliyor işte,ellerinde torbalar yolda surunen bi tip baska hicbiyerde göremezsiniz.
Ayrıcada cok buyuk ihtimalle döndügümde yollarda ezilip kalabilirim cunku burda herne kosulda olursa olsun öncelik yayanın,yaya olunca akan sular duruyor ve senin karsıdan karsıya gectiginden emin olana kadar araba kıpırdamıyor.

İştee son 2 gunum böyle geçti.
Umarım hersey herkes için yolundadır,bir iki resim daha koyuyorum.
Hepinizi çok seviyorum
S.

Bunlar kankilerim; Sana & Emma; isimleri aslında böyle değil ama nerdeyse tüm asyalıların amerikan takma isimleri var.Ortadaki müslüman,Japon.Hepsi 16-18 fln gösteriyorda olsalar sağdaki 25 yaşında :)

iştee bu da Amerikan Midium u. Benim mide ztn bi garipti ,bitiremeyince paket veriyorlar bizzat kendin paketleyip eve götürebiliyorsun benim bunu bitirmem 2 gün sürdü :)))

7 Ocak 2009 Çarşamba

şimdi okullu olduk :)

Merhabaaa :)

8 ay aradan sonra tekrardan okullu oldum.Bugun sadece oryantasyon vardı insanlar gayet dakikler 9da başlanıcak dendi başladılar, 1de bitecek dendi o saattede bitti.

Neyazıkki jetlag etkisini yeni gösterdiğinden son 2 gundur biraz kabus gibi,hastayım desem hasta değilim uykum var desem uyku değil saçma sapan bişey.
sabah 6yı biraz gece kalktım hazırlandım indim aşağıya bizim minik kadını görcem diye beklerken bi baktım minik adam oturuyor.mukemmel eş modunda kendisi,Ofelia nın toplantısı varmış 7de mi ne 5 te kalkmışlar eşine kahvaltı hazırlamış o önce gidiyor diye.Zaten aksam da gelmişler Ofelia yemekleri yapmış bi baktım minik adam ortalık topluyor.bölüşüyorlar işleri cok tatlılar.

Gelelim ilk okul gunume,aptal saptal otobus saatleri yuzunden 1 saat önceden gittim okula oturdum bekledim sonra konferans salonuna aldılar gayet kalabalıktı 4 program birlikteydik.12 ülke var ,ilk tek türküm sanıyordum,sesi cıkmayan 2 kız varmış önde ..konferansın ortalarında bi kız girdi içeri anında hissediyor insan ztn Turk oldugunu. ben sesimi cıkarmıyorum zaten kimse anlamıyor meğer kız da istanbuldan katılıyormuş yarışmaya :) ama uçağı iptal olmuş valizleri kaybolmus evi yok bi şekilde sefilleri oynayarak geldi.bianda 4 kız olduk ama biri daha önceden burdaymış bu 2. programıymış.öylede bi durum var bi programdan sonra baska bi programada gecebiliyorsun ,3 program tamamlarsan 1 yıl çalışma izni kazanıyormuşsun.2 tanede çekik arkadaş edindim.

Dersler yarın başlıyor,CEO lar fln ders veriyorlarmış. C+ olmak zorundaymış not sertifika programını bitirebilmek icin. C- ile kalıyormuşsun. bakalım ben naapıcam merak icerisindeyim.duyduguma göre benim bölüm BA ' ya göre daha zormuş.

Yazlık bir ortam hakim zaten,sabahları soğuk oluyor 7 derece gibi öglen bianda 20 oluyor alev alıyoruz.Insanlar komik ustlerinde kazak aayaklarında parmak arası terlik veya mini mini şortlar ayaklarında botlar falan. baya dengeli bi giyim tarzları var :)

Bugun anladımki gerçekten arabasız bir hiçsin,bariz bir şekilde sokakta yuruyen tek insan benim:)) aksamüstü okuldan döndükten sonra Supermarkete gitme girişiminde bulundum google mapten çözdügüm kadarıyla 20 dk yurudum söylenen güzergahta ama malesef girişimim başarısızlıkla sonuçlandı.hala nasıl bir oluşumun içinde yasadıgımı çözemedim bunun sebebide otobus guzergahı böyle manasız bisey hayatımda görmedim.yemek işide daha tam hallolmadı,bu jetlag yuzunden cok biseyde yiyemiyorum ama yakında alışıcam diye ummaktayım.en yakın zamanda su midem düzelince koca bi hamburgeri mideye indirmek arzusu icerisindeym,bu arzu bile iyileşiyor oldugumun göstergesidir sanırsam :))

Bugünlük bukadar diye düşünmekteyim..Busefer de evden fotograflar koyuyorum..
kendinize iyi bakın
S.




otobus beklediğim yol.


bizim sokak.ilerde soldaki arabanın ordan iceri girince sağdan 2. ev =) beklerim :))




odam. aslında dağınık deil aile fertleri tarafından yanlış anlamasın sonra üşenirim diye okuldan gelir gelmez çekip koydum :)














6 Ocak 2009 Salı

ilk günün ardından...

Herkeslere merhabalar :)

Fazlasıyla yorucu ve sıkıcı geçen uçak yolculugum sonrasında "wellcome to united states" klasiğini bende duydum.Pasaport kontrolundeki federal bey ile aramda gecen diyalogu aynen yazmak istiyorum
f: turkiyede mi yaşıyorsun?
s: evet
f: memnun musun orda yasıyor olmaktan?
s: evet (kendisi tasınmayı dusunuyor herhalde diye iyimser bi yaklaşım izlerken...)
f: hmm..ama amerikadan döndüğünde memnun olmayacaksın orda yasadıgına..

neyse onu kendi dunyasında bırakıp attım kendimi havalanından dısarı zenci bi herif boynunda gönüllü kartı ,çat dedi yanımda bitti, 20 küsür saatlik uçak yolculugumdan sonra suratımdaki aptal ifadeden yararlanmak istercesine "wellcome to Los Angeles" dedi :) bende gayet sordum nerde bu shuttle lar diye götürdü beni oraya kadar,sonra elindeki dosyayı açtı kimsesiz cocuklar için mi ne para topluyormuş bende yine gayet rahat saol ama simdi cantamı acamıcam kusura bakma dedim hehehhe :) dondu arkasını gitti.

40-45dk lık yolculuktan sonra evimin oldugu sokaga ulaştım.2koca valiz,bir laptop çantası ve bir el çantası ile google earth ten tahmini olarak bildigim evin kapısını çaldım gece karanlıgında kapı numaralarını da görmedim,kapıyı yurdum amerikalısı actı baktım hic bizim mexico tiplilerden eser yok :) dedim burası 24 numero mu ? yok dedi burası 22 , e ozmn 24 sizin yanınız mı dedim bilmiyorum ki dedi ,beni onca çantayla görüp kendini attı sokaklara 24 numero aramaya :)) neyse allah tan söyledimde yan kapıya baktı hemen ,bravoo amerikalı dedim ztn dakka bir gol bir yan kapısını bilmez mi insan :) "komşu komşunun külüne muhtaçtır" demek istiyorum.

en sonunda 24 numaralı kapı minyatür bi adam tarafından açıldı. :) Adı; Al. içeri girdim salonun orda bir minik insan daha ,o da eşi Ofelia :) "pamuk prenses ve 7 cüceler" durumundayız :)
yavrum yazık Al, o boyuyle bi sekilde bnm valizleri yukarı taşıdı heheh :)
bir müddet muhabbetten sonra herkes yataga.ilk izlenim gayet iyi matraklar ikiside.bu aksam kızında dili çözüldü yavrum yazık o da 3,5 yıldır ingilizce konusuyormuş zaten,insan üzülüyorda:)

sabah kalktım gayet amerikan bir kahvaltı ettim; kornfileks ve portakal suyu. bir gece önceden ögrendigim üzre baya karısık bi muhitte oturuyorum heryer birbirinin aynı kaybolma riskinide göz önünde bulundurarak evden dışarı adımımı attım keşif gezisi için. otobus duragına gitmek için yürümeye başladım ,sokakta ki tek insan evladı olmak insana kendisini bir garip hissettiriyor.otobusler neredeyse 1saatte 1 geliyor.otobus geldi bindim kampus merkezinde indim.buarada inerken şöför amcaya teşekkür ediliyor,ah dedim bizim hıyartolar olsada görse.yolculuk 40dk sürüyor. yıllardır bir kampusum bile olamadı derken çılgın boyutlardaki kampusume adım attım :) tahminimce bugun sadece 1/10 ini gördüm. 2saat sonra tekrar otobuse binip eve geri geldim,hemde kaybolmadaan,ve kimseye bisey sormadan :)

aksam bizimkiler geldi ,yine gırgır şamata kahkaha tufanı fln ustune bide Lakers maçı.simdi odama cekildim yatmak için hazırlanıyorum,malum yarın okulun ilk günü :)
aşağıda bugun çektiğim bazı fotolar var.

hepinizi ayrı ayrı opuyorum,özleyin beni anacıııımmm :)
Irvine'dan sevgilerle
S.


bu evin girişi

ölmeyen yılbaşı ağacı :)


karşısı,okula geldiğimde indiğim otobus durağı,yukarıdaki köprü kampus merkezini kampuse bağlıyor.kampus merkezinde alışveriş,kuaför ıvır kıvır bisürü şey var.